27 Ocak 2013 Pazar

Blutengel’in yeni albümü için artık bir engel yok!

15 Şubat’ta Alman electrogoth grubu Blutengel'in yeni albümü "Monument" sevenleriyle buluşacak. 14 parçadan oluşan albümün deluxe versiyonunda ekstra 8 parça yer alacak. Hardcore fanlar için de bir adet Blutengel parçalarının piyano versiyonun yer aldığı bonus CD bulunacak. Albüm hakkında bilgiler şimdilik bu kadar. Blutengel en son 2011 yılında "Tranenherz" albümünü yayınlamıştı. Grup ve albüm hakkında daha fazla bilgi için: http://www.blutengel.de/

17 Ocak 2013 Perşembe

Diorama "Even The Devil Doesn't Care" diyor...


Alman synthpop grubu Diorama, "Even The Devil Doesn't Care" isimli yeni albümünü 25 Ocak’ta yayınlıyor. Accession Records etiketiyle yayınlanacak olan albüm, grubun 8. stüdyo albümü. 2 yıl önce "Cubed" albümünü çıkaran grup, sessizliğini bu albümle bozacak. "Even The Devil Doesn't Care"in kapağını Alman ressam Katharina Schellenberger yaptı. Albümden birkaç parça dinlemek için Amazon'a buyrun.

8 Ocak 2013 Salı

30 yıl The Sisters of Mercy

Uzun bir zaman, 30 yıl. Kiminizin bulunduğumuz gezegende bulunduğu süreden daha da uzun bir süredir, Andrew Eldritch ve zaman zaman değişen grup arkadaşları albüm kayıtları ve konser turları peşinde.

Albüm demişken, grup tam da 20 yıldır yeni albüm çıkarmış değil. Son albümlerini 1990 yılında "Vision Thing" ismi altında yayınladılar. 90'lı yıllarda çıkardıkları birkaç single’larını dahil etmiyoruz albüm kategorisine.

The Sisters of Mercy 30. yaşını bir turneyle kutladı.



Andrew Eldritch: "Benim için ünlü olmak hiç bir zaman mühim değildi. Ayrıca, meşhur olduktan sonra peşi sıra gelen tantanalardan nefret ederim. Tabi ki albümlerini sadece ünlü olabilmek için yayınlayan insanlar var. Eminim ki, sonuçlarını da doya doya yaşıyorlardır. Ben öyle değilim. Tam aksine. Albüm yapabilmek için ünlü olmak istiyordum çünkü bence müzik, iletişim kurabilmek için en kolay ve iyi imkandır."

The Sisters of Mercy'nin kuruluşu hakkında, Andrew Eldritch: "
Leeds’te gri bir günde başladı her şey. Birisi davul setini kilere kurdu, ben de garip garip baktım. Bu aleti çalmak o kadar da zor olmasa gerek, diye düşündüm ve haklıydım. Kısa bir süre sonra canım gitar çalmak istedi, o da iyi gitti. Sonra bir sekil bir grupta buldum kendimi. Vokalist ve gitarist arıyorlardı, fakat ben ya gitar çalmak ya da davulun başına geçmek istiyordum. Beni, davuldan vazgeçmeme ikna ettiler. Böylece grup, davulsuz kurulmuş oldu."


Leeds’te bir gece kulübünde boş zamanlarında davul çalan öğrenci Andrew Eldritch (aslında Andrew Taylor) 1980 yılında gitarist Gary Marx ile karşılaşır. Benzer müzik tarzlarına ilgi duyduklarını anlamak uzun sürmez. 60'lı yılların trash müziği, heavy metal, New York’lu underground grubu Suicide ile ortak müzik konuları olur. Davul ihtiyacını daha baştan reddettiler, zira Drumcomputer bu ihtiyaca karşılık veriyordu ve grubun baş özelliklerinden bir tanesiydi. Dr. Avalanche ise 1980′den bugüne kadar grubun Drumcomputer'i olarak kaldı. Basta Craig Adams ve gitarda Benjamin Matthews ekibi ile 1982 yılında Merciful Label aracılığı ile "Anaconda" ve bir Sisters klasiği olan "Alice" yayınlanır. "Alice"in başarısından ötürü konser bölgelerinin (o zaman gayet Leeds ve çevresi ile sınırlı) dışından da konser teklifleri almaya başlarlar. Böylece 29 ay içinde 300 konser vermiş olurlar, her ne kadar Andrew Eldritch "Bu sonsuz turnelerden nefret ediyorum" diye mırıldansa da.

Sahnede, canları ne istiyorsa onu çalıyorlardı; Hot Chocolate'in 'Emma'si olsun, Dolly Parton'un 'Jolene'i, ABBA'nın 'Gimme Gimme'si, Rolling Stones'un 'Gimme Shelter'i olsun, cover versiyonlarını da dinletiyorlardı izleyicilere.

Git gide hayran toplayan grup, John Peel'in de konuğu olur. 1983 yılında çıkardıkları "Reptile House" ve klasiklerin klasiği "Temple of Love" ile tüm Avrupa kıtasının independent listelerinin tepesine çıkar The Sisters of Mercy grubu.

Artık, Hollanda, Almanya ve ABD’de de konserleri tıka basa "dolar" olur. Grup içinde dönem dönem değişikliklere rastlanır; bu değişikliğe Death or Alive grubunun kurucularından Wayne Hussey de dahil olur.

Andrew Eldritch sabırla plak şirketlerinin tekliflerini değerlendirir ve en sonunda 1984 yılında WEA'ya karar verir. Bu karar ile birlikte, Andrew artık iyi müzik yapabilmek için olmalı dediği insanlarla çalışmaya başlama imkanı bulur.

Grup, yapımcı Dave Allen (Mackenzie, Human League, The Cure vs.) ile çalışmaya başlar. Çalışmalar sırasında Andrew Eldritch bir keresinde uykusuzluktan düşüp bayılır.

"Bayılana kadar her şeyini verirsen, gerçekten emek verirsen iyi bir albüm çıkarırsın" diye yorumlar bu hadiseyi.

Zamanla Andrew Eldritch, grubun yöneticisi de olmaya başlar, hatta albüm kapağı dizaynı aşamasında katkıları olur. 1985 yılında uzun zamandır beklenen "First and Last and Always" isimli albüm yayınlanır, kısa bir süre sonra grubun kurucularından Gary Marx, grubu bırakacağını açıklar. Sebep, Andrew ve Gary arasındaki anlaşmazlıklardır.

Gary’siz turne başladığında, "The Sisters of Mercy playback çalıyor sanki" dedikoduları yayılmaya başlar, fakat öyle değildir. Wayne Hussey tüm gitar seslerini beklenenden iyi bir şekilde besler.

Ancak Andrew Eldritch'in gittikçe artan yöneticilik rolü, Graig Adams ve Wayne Hussey'i de 1985 yılında ikisinin de grubu terk edecek kadar bıktırır.

Ayrılığa rağmen, Andrew ve Wayne arasında sürekli "birlikte bir şeyler yapacağız, çalışmalara devam edeceğiz" konuşmaları geçer. Zaman geçer ve ortaya ortak bir çalışma çıkmaz. Plak şirketi WEA'nin da sabrı tükenir ve Andrew'e, The Sisters of Mercy için ayırdıkları parayı geri istediklerini söyler. Bu para grubun ikinci albümü için ayrılmıştı.

WEA bu parayı Wayne Hussey’in grubu The Sisterhood'a ayırmak ister. Gruba bu isim Wayne ile birlikte Andrew tarafından verilmiştir. İngiltere’de, bir grubun ismi yasal olarak ancak grup ilk plağını yayınladıktan sonra dokunulmazlık altına girer. Kurnaz Andrew, bunu bilerek, hemen kendi plak şirketi Merciful Release ile Sisterhood isimli grup için bir single yayınlar.

Böylece Wayne Hussey, kendi grubunun ismini değiştirmek zorunda kalır. Wayne’in yeni grubu: The Mission olur.

Andrew ise, The Sisters of Mercy 1986 yılında 'Giving Ground' single'ını yayınlarken, başta Patricia Morrison (Andrew'un manitası), Drumcomputer Dr. Avalanche ve James Ray ile birlikte The Sisters of Mercy'ye devam eder.

Grup elemanları, 1986'da veda konserini vermeyi açıklar, ancak 1987 yılında çalışmalarını devam etmek için tekrar bir araya gelir. Yapımcı Jim Steinman (Meat Loaf, Bonny Tyler) ile 'This Corrosion' single'i yayınlanır, peşinden 'Dominion' ve 'Lucretia My Reflection' gelir. 1988 yılında grup tekrar stüdyoya girer, Andrew'ün rolü sadece yapımcılıktır. Bu ara Andrew, manitasından ayrılır. Gruba kısa sürede yeni gitarist Andreas Bruhn ve basçı Tony James katılır.




Son albümleri “Vision Thing” 1990 yılında yayınlanır. O gün bugündür turne üzerine turne.


Bugün bir Sisters konserine gitseniz, büyük olasılıkla dinleyeceğiniz parçalar :

Doctor Jeep
Amphetamine Logic
Ribbons
Crash and Burn
Marian
On the Wire
Gift that shines
First and Last and Always
Arms
Dominion
Summer
Alice
Anaconda
Lucretia my Reflection
This Corrosion
Flood II
Kiss the Carpet
Vision Thing
More
Pipeline
Temple of Love


Gruba dahil olanlar, gruptan ayrılanlar :


Vokal : Andrew Eldritch (1980′den beri)
Drumcomputer : Dr. Avalanche (1980′den beri)
Gitar : Gary Marx (1980 – 1985)
Gitar : Ben Gunn (1982 – 1983)
Gitar : Wayne Hussey (1983 – 1985)
Gitar : Andreas Bruhn (1989 – 1993)
Gitar : Tim Bricheno (1990 – 1992)
Gitar : Adam Pearson (1993 – 2005)
Gitar : Chris Sheehan (1996 & 2000 – 2003)
Gitar : Mike Varjak (1997 – 1999)
Gitar : Chris Catalyst (2005′ten beri)
Gitar : Ben Christo (2006′dan beri)
Bas : Craig Adams (1981 – 1985)
Bas : Patricia Morrison (1985 – 1989)
Bas : Tony James (1990 – 1991)
Klavye : Dan Donovan (1990 – 1991)

4 Ocak 2013 Cuma

De/Vision'ı Tanımak


De/Vision'ı tanıtmaya başlamadan önce, 'New Drug' isimli parçayı dinleyelim. De/Vision'ı tanımaya başlamaktır. 'New Drug'ı dinlemeye başladığınız daha ilk saniyelerde hissettikleriniz, umarım hissedersiniz; parçanın hali, sözleri, rengi, ses (hem Steffen'a ait olan hem de Thomas'ın synthesizer'lardan çıkardığı), o an duyabildiğiniz sesler, görebildikleriniz, bildiğiniz kadar elbette, ve görebildiklerinizin kesinlikle yetersiz olduğu hissi kaplar içinizi, dışınız umurunuzda olmaz, nihayet. Bir dahaki dinleyişinizde muhtemelen daha önce dinlediğinizde duymayı kaçırdığınız sesleri duyacaksınız, her dinleyişte aynı hali alacaksınız belki de, o yüzdendir ki, 'New Drug'a doyma şansınız pek yok gibi.



Bir Synth-Pop grubudur De/Vision, net. 1988 yılında Darmstadt'ta Thomas Adam, Steffen Keth, Markus Ganssert ve Stefan Blender tarafından kuruldu. 3 yıl sonrasında Stefan gruptan ayrıldı. "Your Hands on My Skin" (1990), "Boy on the Street" (1992), "Try to Forget" (1993) De/Vision'ın synth-pop dünyasında tanınmasına sebep oldu, tabi ki de bundan gotik, industrial, dark wave sahnelerinin de haberi oldu, hepsi içiçeydi zira, günümüzde de olduğu üzere.

'Dress Me When I Bleed' (1995), De/Vision dendiğinde akla gelen ilk parçalardan bir tanesi. De/Vision hep çalışkan bir grup oldu, albüm çalışmalarının yanı sıra hiç ara vermeden dünya çapında gerçekleştirdikleri konser turneleri, hayranlarıyla arasında gerçekten hissedilebilir bir bağ oluşturdu.

De/Vision konserlerine gitmek, New Model Army konserlerine gitmek kadar keyiflidir.

Konser nerede verilirse verilsin, kitle yoğunluğu sıcaktır, kitledeki profil tanımsızlığının rahatlığı içinize işler, herkes birbirini tanıyor gibidir, parçalar söylenir, dans edilir, hani zor da olsa Zürih'te bile böyledir De/Vision'ın sahneye çıktığı alan.

Moskova'da insanların şarkıyı söylemesinden zaten Steffen zor duyurur kendi sesini. Olsun, Moskova da böyle bir yer işte, Rammstein sahneye çıktığında sağ kolunu hitleri anar gibi delicesine uzatma ihtiyacı duyan insanların yaşadığı bir ülkeden bahsediyoruz sonuç itibariyle. Gitarın kabloları çekilmeye, keyboardların toparlanmaya başlandığı an ise gecenin sonu, o ana içinizi mutluluk kaplamış bir şekilde tanıklık edersiniz.



1996 yılında 'I Regret' singılı çıkar. "Monosex" albümüyle birlikte konserlere gelen dinleyici sayısı 1000i bulur. Markus da bu ara gruptan ayrılır ve Steffen & Thomas, bugün de olduğu gibi, ikili olarak devam ettirirler grubun varlığını. Elbette dönem dönem, bateri desteği ve gitar desteği olarak arkadaşlarını sahneye davet ettiler. Yoğun çalışır De/Vision. Mesela son albüm "Rockets&Swords" 8 ay içinde tamamlandı, haftada 2-3 kere buluştu grup üyeleri. Thomas daha çok sözlerle ilgilendi, Josef Bach ses araştırması içindeydi, beste ise genelde olduğu gibi Steffen'ın göreviydi. Vokal kayıtlarını Steffen, kendi de müdahele ettiği için memnun kalmadığı kısımlara, kendi evinde gerçekleştirdi. En son birleşimleri ve mixleri tamamlamak üzere Arne Schumann elden geçirdi. Üretimin itam anlamıyla sonuçlanması için ABD'ye Ken Porter'a gönderildi kayıtlar ve albüme son nokta koyuldu.




Kendilerini en son Berlin Columbiahalle'de verdikleri yılbaşı konserinde gördüm, 2010 yılına daha güzel veda edilemezdi herhalde. Ön grup olarak da Schwefelgelb çıkmıştı. Hayranlarıyla bir araya gelip konuşmayı seven bir gruptur De/Vision. Paylaşmak, dinlemek ve iletişim kurmak, sadece müzikleriyle değil, çok önemlidir onlar için. Ruhsuz değilseniz, hissedersiniz bu tavrı.


De/Vision'ın çıkardığı albümlerin kronolojik sıralaması aşağıdaki gibidir, şimdilik... Devamı gelir, çok saçma bir engel çıkmazsa karşılarına;

1994- World Without End
1995- Unversed In Love
1995- Antiquity
1996- Fairyland?
1998- Monosex
2000- Void
2001- Two
2003- Devolution
2004- 6 Feet Underground
2006- Subkutan
2007- Noob
2010- Popgefahr
2012- Rockets & Swords